YENİLİKLER

* Spor yapıyoruz. 29 Eylül 2013

28 Ocak 2010

Seyyid İmadeddin Nesimî




Seyyid İmadeddin Nesimî

Şeyhul Ekber İbn-i Arabi Hazretleri gibi Vahdet-i Vücud inancında olan ilahi aşk sarhoşu, melamet hırkası giymiş, Mevlana hz.lerine şiirlerinde övgüler etmiş, ben Hallacı Mansur'um diyen, Hallaccı Mansur gibi İslama uymadığı gerekçesiyle derisinin yüzülerek öldürüldüğü bir zât. Allah sırrını kudsi eylesin. Tebrizi Şems hazretleri gibi tebrizlidir.Şivesi azeridir. Daha çok Aleviler sahiplendiysede sunni ve tarikat ehli olduğu bilinmektedir.

Bize bir muhiblik düştü kendisine, dokunaklı şiirlerini tasavvuf erbabı gönül dostları ile bu köşede paylaşmak anmak istedim.

Üç tane bilinen Nesimi isimli kişi vardır ve bunlar birbirine çok karıştırılır. Birincisi İmadeddin Nesimî, Seyyid Nesimi olarak'ta bilinir biz bu zatı paylaşıyoruz . İkincisi aşık Nesimi; Alevi bir ozandır. Üçüncüsü Kul Nesimi'dir anadoludan bir şair. Bu hususta kaynaklara çok dikkat edelim. Bazı yerlerde İmameddin Nesimi' söylenmiş gibi lanse edilen haydar, haydar melamet hırkası türküsü Kul Nesimi'ye aittir. Bu parçayı meşhur edende Müslüm Gürses'in seslendirmesidir.


Detaylı copy, paste yaptığım bilgiler aşşağıda yer almaktadır. Selamlar, Allah'a emanet olun.

İlk olarak beni etkileyen şiirini paylaşıyorum.

---------------

Ben Bu Cihana Sığmazam

Bende sığar iki cihan, ben bu cihana sığmazam,
'Cevher-i lâmekan' benem, 'kevni mekâna' sığmazam.

'Arş ile ferş' 'kâf ile nun' bende bulundu cümle çün,
Kes sözünü ve sessiz ol, şerh ve beyâna sığmazam.

Kevni mekândır âyetim, zâti durur bidayetim,
Sen bu nişanla bil beni, bil ki nişana sığmazam.

Kimse vehim ve zan ile olmadı Hakk ile biliş,
Hakkı bilen bilir ki ben zan ile vehme sığmazam.

Surete bak ve mânâyı suret içinde tanı ki,
Cism ile can benem velî, cism ile câna sığmazam.

Hem sedefim hem inciyim, Haşır ve Sırat esenciyim,
Bunca kumaş ve raht ile ben bu dükkâna sığmazam.

Gizli hazine benem ben iş, aynı ayan benem ben iş,
Cevher-i yer benem ben iş, denize ve yere sığmazam.

Gerçi Muhit ve Azimim, adım âdemdir âdemim,
Dar ile 'künfekan' benem, ben bu mekâna sığmazam.

Can ile hem cihan benem, dehr ile hem zaman benem,
Gör bu latîfeyi ki, ben dehre ve zamana sığmazam.

Yıldızlar ve felek benem, vahy ile hem melek benem,
Çek dilini ve sessiz ol, ben bu lisana sığmazam.

Zerre benem, güneş benem, car ile penç ve şeş benem.
Sureti gör beyan ile, çünkü beyana sığmazam.

Zat ileyim sıfat ile, Kadr ileyim Berât ile,
Gül-şekerim nebât ile piste-dehâna sığmazam.

Nâra yanan şecer benem, çarha çıkar hacer benem,
Gör bu ateşin zebânisin, ben bu zebâne sığmazam.

Bal ile hem şeker benem, şems ile hem kamer benem,
Rûh-i revân bağışlarım, rûh-i revana sığmazam.

Gerçi bu gün Nesîmiyim, Hâşimîyim, Kureyşiyim,
Bundan uludur âyetim, âyet ve şâna sığmazam.

Nesimî

--------------------------

Diğer şiirleri:
  •  Ey kendinden habersiz, gel Hakk'ı tanı, zira o sendedir. Vücudun şehrine girip seyret. Onun sende olduğunu görürsün. / Zanna kapılıp nerdedir diye şaşkın şaşkın gezersin. Boşuna her yeri gezip durma. Çünkü canın mekanı sendedir. / Ben Hakk'm senden ayrı olduğunu nasıl söyleyebilirim? Çünkü Hakk'm nizamının sende olduğunu gözümle görmüşüm./İlahî bir bülbül isen başka bir gül bahçesi arama. Ruhulemîn'in (Cebrail'in) gül bahçesi sendedir, seyre çık.
  • Ne zaman ki, kahpe felek, cahili ve haddini bilmezi sever oldu; artık şüphesiz, faziletin müşterisi bulunmaz. /Fırsatçı hırsız, bütün gerekli şeyleri götürse yeridir. Çünkü yola koyulan kafilede bir kişi bile uyanık değildir. / Halkın işi çığırından çıktı. Gönül yıkıcılar çoğaldı. Yaralı bir gönülü tamir edecek bir mimarbile bulunmaz. / Var git derde katlan ve eziyetlere karşı sabırlı ol.Çünkü gönlün dileğinin azı da, çoğu da bulunmaz. / İki yüzlülük ve hilekarlık işte aldı yürüdü. Fazileti müşterisiz bıraktı. İlim sahiplerine parlak bir pazar kalmadı. / Ey Nesîmî, sen sırrını bu ayak takımına açma. Çünkü bugün dünyada sırdaş bir insan bile bulunmaz.
  • Gönül sefa ve dünya zevkine aldanma, kana boyar. Seni bu sevdaya salar, kendi başka hayale dalar./ Ey akıl sahibi, şu beş günde devran sana el verirse, biran yüzüne güler, sonra yüz bin üzüntü verir./ Bunca haceti yığacağına, yürü, bir olgunluk, mükemmeliyet iste. Ecel yeli bir gün esince ona çok zarar verir./ Eğer âşık isen, bunca haceti ne yapacaksın, terket. Aşka düşmüş olan mala sevdalanmaz. /Zülfün yüzüne düştüğünü görmeyen ahali, güneş tutuldu diye yanlış fikre kapıldılar./ Varlığını yığıp yedirmeyen kişinin malı zehir (yılan) olur. Ey saki, sözünde yalan olanın vebali boynunadır.
  • “Mansur gibi benden eğer çıhdı; Ene’l Hak, Ey hace itab eyleme uş darumı buldum.” “Faş eyledüm cihana Ene’l Hak rümüzını, Doğru haberdür, anın içün dara düşmüşem.” “Gel Enel Hak sırrını meyhanede meyden işit, Ey düşen inkara niçün münkiri meyhanesen?” “Ger Enel Hak söylemekten dara asılsam ne gam? Bunca Mansur’ın asılmış başı ber-dar uşta gör.” “Zikrüm Ene’l Hak’dür benüm, doğru sözüm hakdür benüm, Dareyn içinde gayrühü hem leyse fiddar olmuşam
     -----------------------

    Nesimi hakkında ansiklopedik bilgi

    Nesimi on dördüncü yüzyıl şairlerinden. Bir rivayete göre, Bağdat'ın Nesim nahiyesinde doğdu. Şivesinde azeri özellikleri görüldüğü için de, Tebrizli olduğu sanılmaktadır. Doğum tarihi kesin olarak bilinmemektedir.

    Nesimi çok seyahat etti. SultanBirinci Murad-ı Hüdavendigar zamanında Bursa'ya geldi. Sonra, Mısır'daki Çerkez sultanlarının elinde bulunan Halep şehrine yerleşti. Oradayken, Vahdet-i vücud sarhoşluğundaki bazı yazıları ve sözleri İslamiyete uygun görülmeyerek, 1417 senesinde idam edildi.

    Semerat-ül Füad kitabında ve Ruh'ul Beyan Tefsiri'nde, Nesimi'nin sünni ve tarikat ehli olduğu yazılıdır. Bu Türk şairi hakkında en doğru ve güvenilir bilgiyi, kendi yüzyılında yaşamış olan Ünlü alim İbn-i Hacer-i Askalani vermektedir. İbn-i Hacer'e göre, Seyid Nesimi Tebrizlidir. Asıl ismi Şeyh Nesimeddin'dir. Hurufilik denilen yolun kurucusu Fadlullah-i Esterabadi'nin talebesidir. Bunlardan anlaşıldığına göre, Nesimi'nin önce Hurufi iken sonra pişman olduğu, tövbe ettiği anlaşılmaktadır. (Bkz. Hurufilik)

    Nesimi, divan şiirinin adeta bir Yunus Emre'sidir. Fikirlerini korkusuz şekilde; her sıkıntıyı ve tehlikeyi göze alarak yazmış ve içli bir şekilde söylemiştir. Nesimi, zamanının Türkçesini en güzel şekilde şiirlerinde kullanmıştır. Arapça ve Farsça bilen Nesimi'nin tasavvuf kültürü derindir. Mevlana Celaleddin Rumi'ye hayranlığını ifade eden şiirleri de vardır.

    Nesimi'nin bir Divan'ı vardır. Divanının en doğru olanı, Bayezid Kütüphanesindedir. Divanında, küçük mesneviler ve gazellerden başka, devrinin Türklere has bir nazım şekli olan tuyuğlar ve bazı Farsça şiirler bulunmaktadır.

    Kaynak: Rehber Ansiklopedisi

    Genel Başvuru ve Bilgi Sitesi
    Under Creative Commons License: Attribution Non-Commercial

    -----------

    Wikipedia:

    İmadeddin Nesimî (d. 1370 ? - ö. 1417-18, Halep[1]), daha çok Seyyid Nesimî[1] mahlası ile tanınan, 14.-yy Hurufi Türk[2][3] şairi. Azeri Türkçesinde[4][5][6] ve Farsça[7] divanlar yazmış, ayrıca Arapça da şiirler[8] bestelemiştir.

    Yaşamı

    Hayatı birlikte doğum tarihinin 1399-1344 yılları arasında olduğu[kaynak belirtilmeli], idamının da 1417 veya 1418 yılında olduğu tahmin edilmektedir[kaynak belirtilmeli]. Türkçe ve Farsça divanları yazmıştır. Şiirleri dönemin bir çok şairini etkilemiştir. Şiirlerinde Hallac-ı Mansur'u andıran ifadeler kullanmasıyla idarecilerin tepkilerini üzerine çok çekmiştir.
    Nesimî'nin yaşadığı dönemde Fazlullah Naimi'nin (1340-1394) kurucusu olduğu Hurufilik hareketi geniş ölçüde yaygınlaşmıştı. Nesimî Naimi'den öğrendiği Hurufiliği kabul etmiş ve bu tarikat uğrunda mücadele etmiştir.
    Kendisinin de Mevlana'dan etkilendiği ileri sürülmektedir.[kaynak belirtilmeli] Çeşitli nazireler yazmıştır. Şiirleri Anadolu,Azerbeycan ve İran'da yaygındır. Esterabadlı Fazlullah'ın yaymaya çalıştığı Hurufiliği benimsedi. Bu mezhebin önde gelen savunucuları arasında yer aldı. Ülkenin çeşitli yerlerinde dolaşarak şiirleriyle yaymaya çalıştı. Bu, yöneticileri rahatsız etti.
    Diğer hurufilere olduğu gibi Nesimî de takip edilmiş ve Mısır Çerkez kölemenleri hükûmdarı El-Müeyyed Şeyh'in emriyle Şam'[kaynak belirtilmeli]da derisi yüzülerek öldürüldü. Cesedi bir hafta halka gösterildi. Ayrıca öldürüldükten sonra derisini omzuna alıp 7 kapıdan aynı anda cıktıgı söylenmektedir.

    -----------------

    Daha fazla detay ve şiirleri için:
    http://www.hbektas.gazi.edu.tr/dergi_dosyalar/50-77-135.pdf


    5 yorum:

    Adsız dedi ki...

    Seyyit Nesimi ile ilgili bilgilendirmen için teşekkürler. Ben de kendisini tasavvuf ehli sunni bir Veli olarak bildiğim için internette aradığımda gördüm ki Aleviler sahiplenmiş. Neyse ki doğru kaynaklar da yok değil. Bir de tabi senin gibi kardeşlerimizin bu yöndeki hizmeti de Hazaret'in sana himmeti olarak geri döner inşallah...

    Sedat

    Abdul Kerim Keskin dedi ki...

    Allah razı olsun kardeşim. Allah'a emanet ol...

    Abdulkerim KESKİN

    Adsız dedi ki...

    SEYIT IMAMEDDIN NESIMI AZERBAYCANIN SAMAXI SEHRINDE DOGMUS

    Adsız dedi ki...

    seyyid imameddin nesimi ' yi aleviler sahiplenmedi belki nesimi sunni olabilirdi ama ne için katledildiğini göz önünde bulundurursak buda onun hz.ali ' ye karşı bağlılığınıda gösterir işte şimdi ki sünni inanca sahip kerdeşlerimizde bu yok hz.ali sevilmez ve kimisi tarafından ise tanınmaz hale gelmiştir ama bilinki bu dervişlerin ve pirlerin çoğu hakk için katledilmiştir gelin öyleyse benide katledin bende derim ENELHAKK ... !!!

    Adsız dedi ki...

    yakında pir sultanı hacı bektaşi veliyi sahiplanirsiniz bide bakmışız biz aleviyiz dersiniz ama alevi olunmaz doğulur